Medet Önlü’nün Anısına

Medet Önlü’nün Anısına

Medet Önlü öldürüldü. Bu aşağılık provokasyon, Çeçen özgürlük mücadelesinin her bir zerresine tamiri imkansız bir hasar verdi.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Türkiye Fahri Konsolosluğu görevini yürüten Medet Önlü, doğum bağıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı ama o bir vatansever ve tarihsel anavatanı Çeçenya’nın gerçek bir evladıydı. Çeçen halkının bağımsızlığı yolunda uzun yıllardır kesintisiz verilen mücadelede, Medet, hemşerilerine elinden geldiğince yardımcı oldu. Medet, vefakar, karşı görüşlere toleranslı, her zaman aklı başında, herhangi bir durumda nasıl sessiz ve sakin davranması gerektiğini bilen, iyi bir akıl hocası ve başkalarının acısına sahip çıkan bir kişilikti.

Yardım istemek için ona gitmediğimiz konu kalmadı sanırım: çocuklarımızın eğitimi, başımızı sokacak bir çatı, vize ihlaliyle hapse düşenlerimizin kurtarılması, ikamet izinlerimizin alınması, hatta bebeklerimiz için süt ve çocuk bezleri dahi istedik. Her zaman sabırla hepimizi dinledi ve yardım etmeye gayret etti. Herkes onun telefon numarasını ve ofisinin yerini bilirdi. Herkese kapısı açıktı ve asla hiç kimseden saklanmadı, vicdanlı bir hayat sürdü, hem vatandaşlık hem de ailesel sorumluluklarını yerine getirdi.

İnsanoğlu doğası gereği çoğu zaman bencildir, herkes Medet’ten bir şeyler istedi, o elinden geldiği kadar yardım etmeye çalıştıysa da bizler için yeterli değildi, yeniden ve yeniden kapısını çalıp daha fazlasını istedik, hiç şikayet etmedi ve yeniden verdi. Medet’i yakından tanıyan herkes çok iyi hatırlayacaktır, kendi rızkını ihtiyaç içindeki hemşerilerine dağıtırdı.

Şimdi onu kaybettik ve nihayetinde artık Medet’in orada olmadığını ve ikinci bir Medet’inde olmayacağını anlayacağız! Katiller belki tek bir kişiye ateş ettiler ama onunla birlikte hepimizi öldürdüler…

Medet’in katilleri hem kim ise onlar kendi öz babalarını bile satacak zavallılar. Onların yatacakları bir mezar dahi yok. İşledikleri suçtan ötürü Allah’ın lanetini ve cezasını kazandılar. Medet onlar gibi değildi kaderine ihanet edenlerden değildi, iki kutlu ülkeye sahipti: Türkiye ve Çeçenya. İki ana dili vardı: Türkçe ve Çeçence. Tüm ömrünü bu zenginlik içerisinde geçirdi, her ikisine de değer verdi ve bu uğurda hayatını ortaya koydu. (İnşaAllah) Bir Şehit olarak öldü. Allah, onu kutsal Recep ayında Barzakh’a (ahirete) davet etti.

Hepimiz faniyiz. Zamanımız geldiğinde bu dünyadan ayrılacak ve kıyamet günü sorguya çekildiğimizde her birimiz senin yaptığın iyiliklere şahitlik edeceğiz.

Dala gech doyl xhuna Medet!
Dala Iman dakhadoyla way Noxchi!

Aza Saidova
30 Mayıs 2013 – İstanbul

Leave a Comment