Akhmed Zakayev: “İşgal Sürdükçe, Direniş Bitmeyecektir!..”

Akhmed Zakayev: “İşgal Sürdükçe, Direniş Bitmeyecektir!..”

24 Mart 2017 günü Rus işgali altındaki Çeçenya’da konuşlu bir Rus askeri üssüne gerçekleştirilen saldırı ve bu saldırı sonrasında medyada yer alan spekülasyonlarla ilgili olarak “Kafkasya Gerçeği” adlı internet sitesi Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Bakanlar Kurulu Başkanı Akhmed Zakayev ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Konsolosluğumuz tarafından Türkçe’ye tercüme edilen mülakatın tamamı aşağıda yer almaktadır:

Kafkasya Gerçeği: Kanaatinize göre Çeçenya’daki askerlere yönelik saldırıların ardındaki gençler sıradan radikal İslamcılar mı yoksa İçkerya’nın özgürlüğü için mücadeleyi sürdüren direnişçiler mi?

Akhmed Zakayev: Çeçenya işgal altında olduğu sürece, bu rejime karşı sürekli bir direniş olacaktır. Tarihsel bir deneyimimiz var, Sovyetler Birliği döneminde dahi Çeçenya’daki direniş hiç sona ermedi. Bu direnişe devam edenlerden birisi 1976 yılında öldürüldü, 1944-1957 yılları arasındaki sürgün döneminde dahi Çeçenya’da direniş vardı, cumhuriyet topraklarında direniş birimleri vardı ve bu gruplar “Siyah Atlılar” olarak isimlendiriliyordu, bu birimler mevcut rejime karşı mücadelelerine devam ettiler. Bugün Çeçenya’da yaşanılanlar ve Putin tarafından burada kurulan rejim, Çeçenya’da bir ihtilafı tetikliyor. Çeçenya’da hiçbir muhalefet kabul edilmiyor. Bu durum da haliyle insanlara hoşnutsuzluklarını silahlı saldırılarla göstermekten başka bir seçim şansı bırakmıyor.

Çeçenlerin bugünkü mevcut durumu kabul etmediklerini gösteren iki nokta var: birincisi, Rus medyası ve Çeçenya’daki himayelerinin tüm propagandalarına rağmen, Çeçenya’dan dışarıya nüfus akışının devam ediyor olması; ikincisi ise, gençlerin genel olarak içerisinde bulundukları durum: İnsanlar, Çeçenya’daki adaletsizlikten ötürü tükenmiş ve umutsuz bir halde ki bu da mevcut rejime karşı isyanı doğuruyor.

Kafkasya Gerçeği: Daha önce gerçekleştirilen benzeri saldırılarda yer alanlardan bazılarının yayınladığı video görüntülerinde DAEŞ’e bağlılık yemini ettikleri ve Rus askerlerini DAEŞ adına öldürdüklerini gördük (DAEŞ’in bu durumdan haberi olmamasına ve saldırıları medyadan öğrenmelerine müteakip saldırıların sorumluluğunu aldıklarını ilan etmiş olmalarına rağmen). Sizce, Çeçenya’daki saldırıların ardında DAEŞ’in olduğu olaylardan da bahsetmek mümkün mü?

Akhmed Zakayev: Sizi temin ederim ki, Çeçenya’da silahlanan gençlerin ne DAEŞ ile ne de bugün bazı ülkelerde uluslararası teröristler olarak adlandırılan herhangi bir örgütle herhangi bir bağlantısı yoktur. Bu gençler devam eden bir savaş sırasında büyüdüler (genellikle 17-18 yaşlarındalar) ve mevcut durumu kabullenemiyorlar, dolayısıyla direniş göstermeye çalışıyorlar. Elbette bu durumda Kadırov için oldukça kullanışlı, zira herhangi bir muhalefeti uluslararası terörizm kategorisi olarak adlandırıyor, bu da hem Putin hem de uluslararası toplum için anlaşılabilir. Çeçenya’daki direniş unsurları ile herhangi bir bağlantısı olmayan bu organizasyonlar bugün tüm aktivite alanlarında (hem Irak’ta hem de Suriye’de) mağlup olmuş durumdalar; dolayısıyla bu türden eylemleri kullanarak onlara bir karakter veriyor, insanları bu kişilerin kendi ideolojilerini takip ettiğini ikna etmeye çabalıyorlar. Gerçekte ise bunun hiçbir doğruluğu bulunmamaktadır.

Kafkasya Gerçeği: Ama internette ortaya çıkan bazı videolarda gençler DAEŞ’e bağlılık yemini etmiyor mu? Mesela, Aralık 2016’da Grozny’de yerel işbirlikçi rejimin polislerine karşı gerçekleştirilen saldırıdan birkaç gün sonra ortaya çıkan videoda mesela.

Akhmed Zakayev: Bahsettiğiniz videoyu gördüm. Gerçekte, gençlerin okuduğu metnin üzerine montajla başka bir metin yerleştirilmiş. Bunu tetkik ederek tespit ettik, siz de bunu yapabilir ve sonucu görebilirsiniz, bu zor değil. Bu tam bir tahrif.

Böylesi eylemleri gerçekleştirenlerin yaptıklarını haklı göstermek için birşeylere ihtiyaçları var. Bugün, Çeçenya’da mevcut rejime karşı açıkça muhalefet gösteren herhangi bir güç yok. Ama, bu insanlar Müslüman olduğu için ve dünya basınında, özellikle Rusya’da DAEŞ hakkında, Orta Doğu’da mevcut rejimlere karşı savaş yürüten insanlar hakkında konuştuklarından, bu insanları otomatik olarak onlarla ilişkilendiriyorlar. Ama ben sizleri kesinlikle temin ederim ki, bu insanların DAEŞ ile doğrudan herhangi bir bağlantısı yoktur. Evet, Suriye’de olanlar var, Çeçenya’da olan saldırıları öğreniyorlar ve Çeçen direnişçilerle doğrudan bağlantıları olduğunu ve onların kendi talimatlarını izlediğini iddia ediyorlar. Gerçekte olan ise, bu kuru sıkı atmaktan başka bir şey değil.

Öte yandan, Kadırov’un bugün böylesi olaylara ihtiyacı var: geride bıraktığımız son 1,5 yıl içerisinde Çeçenleri, Çeçenya’ya geri dönerek kendisiyle savaşmaya çağırıyor, onları beklediğini söylüyor. Bu olan, onun neye ihtiyacı olduğunu ortaya koyuyor, çatışma ortamı olması lazım ki, Putin tarafından orada tutulmaya devam etsin. Şu andaki pozisyonu hiç sağlam değil, bu nedenle bu tip olaylara ihtiyacı var, böylece Kuzey Kafkasya’da DAEŞ’in bir çeşit şubesi ile savaştığını gösteriyor.

Kafkasya Gerçeği: Öyleyse Kadırov’un mevcut durumunu kırılgan olarak mı değerlendiriyorsunuz?

Akhmed Zakayev: Elbette. Kadırov’un pek çok muhalifi var ve Rus güvenlik güçleri yapılanmalarındaki isimler en başından beri Putin’in Kadırov konusundaki tercihinden hoşnut değiller, Putin’in Kadırov üzerine kumar oynadığına inanıyorlar. Kadırov’u düşmanları olarak görüyorlar. Buna ilaveten, hem GRU’nun hem de FSB’nin temsilcilerinin yer aldığı ajan ağını yok ediyor. Rusya için bölgedeki tek bilgi merkezi olarak kendisi kalmasını istiyor.

Kafkasya Gerçeği: Genç Çeçenlerin silahlanarak askeri birimlere karşı ayaklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Akhmed Zakayev: Böylesi faaliyetleri gerçekleştirmeye karar veren gençlerle görüştüm ve onları bu tip girişimlerden uzak durmaları konusunda uyardım. Bu tip saldırılar hiç bir şey kazandırmıyor. Bu türden çıkışlar tamamen anlamsız. Kadırov’un ve onların arkasında duranların ellerindeler. Bu insanlar beyhude hayatlarını kaybediyor. Bu tip faaliyetlerden kendimizi sakınmalıyız. Bir Çeçen bir diğer Çeçen’i öldürdüğünde, bu bizim ortak amacımıza da sekte vurmuş oluyor. Rusya “böl ve yönet” prensibini kullanmayı sürdüyor. Ben gençleri bu türden eylemlerden vazgeçirmeye çalıştım. Bugün Çeçenya’daki durum, Rusya’daki durum kendini değiştirmediği sürece değiştirilemez. Bundan hoşlansakta hoşlanmasakta, Çeçenya bugün Rusya’nın nüfuzu altında. Bu işgal altındaki bir toprağın statüsü. Bizim yapmamız gereken beklemek ve mümkün olduğunca hayatta kalmayı başarmaktır, tıpkı geçmiş yüzyıllarda atalarımızın uzayan savaş koşullarında ulusumuzu kurtarmak için yaptığı gibi.

Sovyetler Birliği’nin çöküşünden önce, merkezde şımarıklığın görüldüğü zamanı yaşadık, Çeçenya’daki durum buna müteakip hemen değişti. Sürgün düşüncesi harekete geçince, Çeçenler bu dalgada bağımsızlığı tercih etti. Bugün, yapmamız gereken tek şey Rusya’nın kendisinin değişmesini beklemek olmalıdır.

Kafkasya Gerçeği: Bağımsız bir devlet olarak İçkerya projesi hakkında ne düşünüyorsunuz, başarısızlıkla mı neticelendi, yoksa başka bir yapı halinde devam mı ediyor?

Akhmed Zakayev: Hayır, kesinlikle başarısızlıkla sonuçlanmadı. Şunu ispat ederek söyleyebilirim ki, Çeçenlerin bu savaştan galip ayrılan taraf olmuştur, sonuç olarak Rusya ile bir barış sözleşmesi imzaladık. Bu sözleşme – ki Ruslar bunun hakkında konuşmuyor – bir barış anlaşması olarak halen yürürlüktedir. Ve bu, Rusya ve Çeçenya arasındaki ilişkileri belirlebileyecek tek belgedir. Şundan eminim ki, Rusya ve Çeçenya arasında diplomatik ilişkiler kurulmasının vakti geldiğinde, Çeçenler bu sözleşmeye ve bu formata atıfta bulunmalı ve bu sözleşme temelinde ilişkiler kurmalıdır.

1997 yılında seçimle iş başına gelen meşru yapının yetkilileri halen görevindedir ve Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın meşru hükümeti de yurtdışında faaliyetlerini sürdürmektedir. Çeçen Cumhuriyeti işgal altındadır ama meşru iktidari mevcuttur, bu temelde daha sonra Çeçenler kendi hükümetlerini seçme imkanına sahip olacak, Rusya ve dünyanın geri kalanı ile ilişkilerini tesis edecektir. Bu yılın Mayıs 12’si bu sözleşmesinin imzalanışının 20. yılıdır, bu nedenle Avrupa ülkelerinden birisinde 14-15 Mayıs tarihlerinde bu konuya adanmış uluslararası bir konferans düzenleyeceğiz. Bu sözleşmede, bilhassa, Rusya ve İçkerya arasındaki ilişkilerin uluslararası hukukun temel prensipleri temelinde kurulacağı açıkça belirtilmiştir. Bu belge, devlet başkanları Yeltsin ve Maskhadov tarafından imzalanmıştır. Rus yetkililerin atıfta bulunduğu “Khasavyurt Anlaşması”, 1996 yılında düşmanlığın durdurulmasına ilişkin imzalanmış bir çerçeve anlaşmadır ve bundan daha başka bir şeyi temsil etmemektedir. 1997 yılındaki belge ise Rusya ve Çeçenya arasındaki ilişkileri belirleyen yasal temeldir.

Kafkasya Gerçeği: Bugün çok sayıda Çeçen’in yabancı ülkelerdeki savaşlarda yer aldığını görüyoruz. Ukrayna’da, Suriye’de, cephelerin farklı taraflarında yer alıyorlar, ya Rus sözleşmeli birliklerin saflarında ya da onlara karşı olanların arasında. Aynı zamanda pek çok Çeçen’de buralara gönüllü olarak gidiyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz, bu kardeş düşmanlığına ne gerek var?

Akhmed Zakayev: Bunun bizim için bir açıklaması var. Rusya’ya karşı savaşanların saflarında yer alanlar, bir şekilde Rusya bu çatışmalara müdahil olduğundan, Rusya’ya karşı savaştığına inanmakta. Rus bayrağı altında yer alan sözleşmeli askerler ise kendilerini etnik Çeçen olarak tanımlıyorlarsa da bu tam olarak doğru değil, zira onlar Rus kolluk kuvvetlerinde hizmet veren sözleşmeli askerler ve emirleri doğrudan Rus Başkumandanı Vladimir Putin’in den alıyorlar. Bir ülkenin toprakları işgal edildiğinde, o ülkenin nüfusu işgal yapılarının elinde bir enstrüman haline geliyor ki malesef bizim halkımızın bir bölümüne olan da bu.

Kafkasya Gerçeği: Suriye’de Rus askeri birlikleri yer alırken, Çeçen birliğinin Suriye Devlet Başkanı Başar Asad lehinde kara operasyonlarında kullanılıp kullanılmadıklarına dair bir doğrulama olmadı. Sizce Rusya bunu saklıyor mu yoksa açıklandığı üzere bu birlikler Suriye’ye insani yardım paketlerini dağıtmak üzere mi geldi?

Akhmed Zakayev: Elbette, hem Çeçen birlikleri hem de diğerleri Suriye’deki askeri operasyonlara katılmak üzere gönderildi. Kuşkusuz, eğer birilerini sıcak noktalara göndermişseniz, onlar orada gerçekleştirilen askeri operasyonlara katılıyordur.

Kafkasya Gerçeği: Kadırov’un Çeçenyası’na dönmeyi planlıyor musunuz? Kadırov sizi davet etmişti.

Akhmed Zakayev: Hayır. Ne Kadırov’un ne de Putin’in Çeçenyası’na dönmeyi planlamıyorum. Ama Çeçenya’ya geri dönmeyi planlıyorum. Şartlar nedeniyle şu anda Avrupa’da olan Çeçenlerin de geri döneceklerinden eminim. Çeçenya’nın özgürleştirileceğinden, Çeçen halkının kendi arzusu doğrultusunda hükümeti seçeceğinden ve öncelikle Rusya olmak üzere diğer tüm ülkelerle normal ilişkiler kuracağından eminim. Rusya’da iktidara gelecekler, dost bir Çeçenya’nın kendileri için daha yararlı olacağını şimdi anlamış durumdalar.

© Ickerya.com

Leave a Comment